İtalya kuzeydoğusundaki 118 adada kurulu bir şehir olan Venedik, Avrupa’daki herhangi bir kentten veya dünyanın herhangi bir yerinden farklıdır. 600 yılı aşkın bir süredir neredeyse hiç değişmeyen kanallar şehri, modern bir metropolden çok  bir masal şehri gibidir. Bu masalsı durum, şehrin her noktasında kendini gösterir.

Sanat ve mimariyle dolu bir şehir olan Venedik, her yıl milyonlarca seyahat severin uğrak noktasıdır. Venedik gezisinde turlara bağlı kalmadan gezecekler için, rehber niteliği taşıyan ve Venedik’te görülmesi gereken yerler arasında ilk sıralarda bulunan yerleri sizler için listeledik:

Venedik’te Gezilecek Yerler

1. Ahlar Köprüsü (Bridge of Sighs)

1600 yılında inşa edilen Sighs Köprüsü, Doge Sarayı’ndaki sorgu odalarını Rio di Palazzo’daki Yeni Hapishaneye bağlar. Rialto Köprüsü, Antonio Contino tarafından tasarlanmıştır. Bir teoriye göre, köprü adı, tutsakların cellatın yoluna giderken pencereden güzel Venedik’in nihai manzarasında “iç çekeceği” fikrine dayanıyor. Gerçekte ise, saray çatısı altındaki küçük pencereleri hücrelerde, çoğunlukla suçluların kaldığıdır.

2. San Giorgio Maggiore Adası

Aynı adı taşıyan 16. yüzyıldan kalma bir kilisenin evi olarak tanınan San Giorgio Maggiore Adası, San Marco Meydanı’ndaki lagünde bulunan küçük bir adadır. Rönesans döneminde büyük bir mimar olan Andrea Palladio tarafından tasarlanan kilise, pırıl pırıl beyaz mermerle kaplı bir cepheye ve serinletici, açık ve havadar bir iç mekana sahiptir. Ana değişiklik, Tintoretto’nun en iyi tablolarından “Last Supper” ve “Manna’nın Sonbahar”ı burada yer almaktadır. Ziyaretçiler, Venedik’in muhteşem manzarasının keyfini çıkarmak için kilisenin neoklasik yapıdaki çan kulesi tepesine asansörle çıkabilir.

3. Ca’ d’Oro Sarayı

Başlangıçta Palazzo Santa Sofia olarak bilinen ama şimdi yaygın olarak Ca ‘d’Oro olarak anılan 15. yüzyıl sarayı, mimar Giovanni Bon ve oğlu Bartolomeo tarafından tasarlanmıştır. Bu görkemli yapının ön cephesinde artık “altın ev” takma adını kazanan süsleme özelliği bulunmamakla birlikte, pembe beyaz olan bina sanatsal bir hazinedir. Büyük Kanal’da bulunan Ca ‘d’Oro Sarayı, rönesans dönemi tablolarını, antikaları, heykelerini şehre bağışlayan adamın adını verdiği Museo Franchetti’ye ev sahipliği yapmaktadır.

4. Santa Maria della Salute Bazilikası

La Salute adı verilen bu 17. yüzyıl kilisesi, Büyük Kanal’ın Venedik Lagünü ile buluştuğu noktada yer almaktadır. Masif kubbesi bulunan beyaz taş yapısı, kent nüfusunun üçte birini öldüren bir veba belasından kurtulmak için Meryem Ana’ya bir türbe olarak inşa edilmiştir. İblis Plague’yi Venedik’ten alan “Madonna of Health” i gösteren sunak heykeline ek olarak, Titian’ın Eski Ahit’teki sahnelerin tavan resimleri de dahil olmak üzere geniş bir koleksiyonu içermektedir.

5. Ca’ Rezzonico

Büyük Kanal’la bağlantılı olan görkemli binaların hiç biri, 18. yüzyılda Venedik’te yaşamın nasıl olduğunu Ca ‘Rezzonico’dan daha iyi gösteremez. Heath Ledger’in oynadığı 2005 “Casanova” filminde bir sahne için kullanılan sarayın Büyük Balo Salonu, 200 yıldan fazla bir süredir üst düzey partilere ev sahipliği yapıyor. Bugün, tüm bina Museo del Settecento gibi halka açıktır. Sergilenen birçok resim reprodüksiyon iken, Tiepolo ailesinin muhteşem tavan freskleri otantik ve orijinal hallerini korumaktadır.

6. San Marco Meydanı

Venedik’teki belkide tek meydan olan Piazza San Marco, kentin asırlardır topladığı ana mekân olmuştur. Açık havada kafeler, San Marco Bazilikası ve Palazzo Ducale gibi çarpıcı cazibe merkezleri tarafından çevrelenen meydan seyahat severlerin ve yerel halkın uğrak noktasıdır. Yaz aylarında yoğunlaşan kalabalığa ve kışın aşırı yağmura rağmen, SAn MArco Meydanı, her mevsimde unutulmaz bir Venedik tecrübesi sunmaktadır.

7. Rialto Köprüsü

Rialto Köprüsü, Büyük Kanalı kapsayan dört köprüden biridir. Neredeyse üç yüz yıldır, Büyük Kanalı yürüyerek geçmenin tek yolu bu köprüydü. Antonio da Ponte tarafından tasarlanan taş köprü, 1591’de tamamlanarak, 1524’te çöken ahşap bir köprünün yerini almıştır.

8. Doge’s Sarayı

Doge’s Sarayı, iki aşamalı olarak inşa edilmiştir. Rio di Palazzo’ya bakan doğu kanadı 1301-1340 yılları arasında, Piazetta San Marco’ya bakan batı kanadı ise 1450 yılında inşaa edilerek 110 yılda tamamlanmıştır.  Gizli Yolculuklar turuna katılan ziyaretçiler de Gizli konsol odalarını, işkence odalarını ve 1756 yılında Giacomo Casanova’nın kaçışını gerçekleştirdiği hapishane hücresini görmek için gizli geçitlerden geçebilir.Venedik’te bulunan Palazzo Ducale Venedik gotiği tarzında yapılmış bir saray olmakta birlikte Venedik dükaları için yapılmıştır.

9. Büyük Kanal (Grand Canal)

Venedik’i keşfetmeye başlamak için Büyük Kanal boyunca gondol gezintisi yapmaktan daha iyi bir yol yoktur. Otomobillerin yasaklandığı bir şehirde gondollar, ulaşımın başlıca kaynağıdır. Kanallar ile, Saint Mark Bazilikası’ndan Santa Chiara Kilisesi’ne kadar şehrin merkezinde dolaşabilirsiniz. Romanesk, Gotik ve Rönesans tarzı yapıların her iki yanında sıralandığı Büyük Kanal üzerinde, en ünlüleri Rialto Köprüsü olan dört köprü bulunmaktadır. Ayrıca gondol gezintisi için günün en güzel saati sabahın erken saatlerinde kanalın altın ışıkla parladığı saattir.

10. San Marco Basilikası

San Marco Meydanı’nda yükselen 30 katlı kule ve arkasındaki büyük bazilika, Venedik’teki en popüler yerlerden biridir. San Marco Bazilikası, Venedik’in askeri güç olarak biriktirdiği zenginlik için bir vitrin görevi görür. Tasarımı, Bizans ve Gotik mimari tarzlarını benzersiz şekilde harmanlamaktadır. Ayrıntılı olan ortaçağ mozaikleri, katedralin duvarlarının çoğunu ve kubbeyi kaplamaktadır.

Aziz Mark’ın kalıntılarının tutulduğu düşünülen mezarın arkasında, dünyadaki Bizans işçiliğinin en güzel eserlerinden biri olarak kabul edilen altın bir mücevher süslemeli perde sunağı Pala d’Oro gözükmektedir. Manzaranın tadını çıkarmak için ise bazilikada bulunan asansörü kullanabilir, Venedik’in büyüleyici atmosferinin keyfini çıkarabilirsiniz.

Yorum Yap

Loading Disqus Comments ...
Loading Facebook Comments ...